Güneşe Şarkılar Kitabı ve Tasarım Süreci

      “Elinizdeki bu kitapta, piyano eşlikli on çocuk şarkısı yer almaktadır. Her şarkının, bir ortaya çıkış hikayesi var. Farklı zamanlarda, farklı nedenlerle yazıldılar. Birbirlerinden farklı olmalarının nedeni bu. Ancak her birine hayat verecek olan tek şey var. Çocukların sesleri…”

Sevgili Sevan Nart kitabının önsözünde böyle anlatıyor kitabını. Kitabın bir de baskıya hazırlanma süreci var. O kısmı da ben sizlere anlatacağım.

Sevan Hanım internet üzerinden bana ulaşmış, işlerimi inceledikten sonra birlikte çalışma kararı almıştı. Kitap fikri çok güzeldi ve ben de bu projede yer almak istedim. Koşullarımızda anlaştıktan sonra başladık çalışmalara.

Kapak tasarımında olması gereken kriterler; neşeli, canlı, renkli, güneş ve gökkuşağının çocuklar ve notalar ile birleştirilmesi idi. Önce tüm karakterler ve sayfa düzeninin eskiz çalışmalarını Sevan Hanım ile paylaşarak başladım çalışmaya. Çok sevdiğim (hatta aşık olduğum) için başta suluboya ile ana karakterlerimi renklendirdim. Aşağıda göreceğiniz gibi, ilk karakterlerimiz 8-10 yaş arası çocuklar gibi görünmekte ve kimi mikrofonla şarkı söylerken kimi de bir müzik aleti çalarken, farklı pozlarda resmedilmişti.

Suluboya ile çalıştığım ilk çizimler.

Suluboya ile çalıştığım ilk çizimler.

İlk tur resimlemenin ardından müzik aletleri, özellikle mikrofonun kaldırılması talep edildi. Yine suluboya çalışarak güncel karakter resimlemelerini gerçekleştirdim.

Suluboya ile çalıştığım 2. çizimler

Suluboya ile çalıştığım 2. çizimler

Sevan Hanım’ın daha çocuksu karakterler ile ilerleme kararı sonrası suluboyadan vazgeçip dijital çalışmaya karar verdim. Daha çocuksu karakterler için onay alınca kapak düzenlemesine geçtim. Gerekli bilgiler, tahmini sayfa sayısı ile ortaya çıkan kitap sırt kalınlığı vb. detayları alarak kitap kapağını ve CD üzerine alınacak tasarımın baskı dosyalarını oluşturdum.

3. karakter deneme eskizleri

3. karakter deneme eskizleri

Geçtiğimiz günlerde kitabın basılı halini elimde gördüğümde ise çok duygulandım. Bugüne kadar çalıştığım firmalarda ve projelerde çok fazla işi baskıya göndermiş ve hiçbirinde bu kadar etkilenmemiştim. Ancak müzisyen bir annenin çocuğuna ithafen hazırladığı bu bireysel projenin yüzünü oluşturmak ve onca emeğin sonunda hayat bulduğunu görmek beklemediğim şekilde duygulandırdı beni.

20180130_122330.jpg

 

Sevan Hanım’a bana olan güveni için tekrar teşekkür etmek istiyorum. Kendisi ile ayrıca bireysel olarak yayınevi bulma sürecini, baskı öncesi ve sonrasındaki süreçle ilgili deneyimlerini, bugüne kadar baskısı gerçekleşen diğer kitaplarının serüvenini röportaj tadında sizlerle paylaşacağım.

Bir sonraki paylaşıma kadar keyifli günler dilerim…

INKTOBER 2017/ KENDİNE MEYDAN OKU!- CHALLENGE YOURSELF!

INKTOBER 2017

KENDİNE MEYDAN OKU! / CHALLENGE YOURSELF!

Yeni iş gelmiyorsa ve fikir bulmakta zorlanıyorsanız, kendi projenizi geliştirmenin öneminden bahsetmiştim. Bu gün kendi projelerinizi oluşturmanıza yardımcı olacak, süreli veya adetli çalışmanızı sağlayacak meydan okumalar yani “challange” lar var. #365daysproject , #100patterns ,#52weeksproject, #drawingdaily  aklıma ilk gelen örnekler. Bu kadar çeşitliliğin içinde beni motive eden ve çalışmamı sağlayan ise INKTOBER adlı meydan okuma.

Inktober; 2009 yılında ilüstratör Jake Parker’ın mürekkep ile çizim tekniğini geliştirebilmek için 1 ay boyunca her gün 1 adet çizim yapmaya karar vermesi ve çalışmalarını sosyal medyada paylaşması ile oluşmuş bir proje. Bu gün tüm dünyadan başta ilüstratör, sanatçı ve tasarımcılar olmak üzere herkesin Ekim ayı boyunca katıldığı ve çizimlerini sosyal medyada paylaştığı bir etkinliğe dönüşmüş durumda.

Her gün 1 adet çizimin nesi zor olabilir ki diyebilirsiniz. İnktober 2016 da güzel malzemeler alıp, sadece bu projede kullanacağım bir defter de yapıp çizimlere başlamıştım. Verilen standart listeyi takip edecektim ancak bir süre sonra listeye rağmen fikir bulamaz oldum. Çizimleri tamamlayamadım. Sonrasında da o güzel defteri elime bile almak istemedim, çünkü zamanı iyi kullanamamış ve başarısızlık düşüncesi ile hiçbir şey yapmamayı tercih etmiştim. İşte bu yüzden bu tür projeler zorlayıcı, tamamladığınızda ise kendinizle gurur duymanızı sağlayacak kişisel meydan okumalar.

İnktober 2017 de ise 31 günü tamamlamayı başardım ve bana bir projemde çok yardımcı oldu. Fikir ve metin  olarak hazırlamakta olduğum Veysel The Blind Ninja kitabımda, birlikte yaşadığım kedilerin hikayelerini çizerek anlatmaya odaklandığım bir dönemde,  inktober 2017 konu başlıklarını Veysel ve Piaf’ın karakterleri ile çizmeye çalıştım. Böylece karakter tasarım sürecini netleştirmiş oldum. Kitap çizim sürecine geçtiğim bu günlerde Veysel ve Piaf karakterleri neye benzemeli diye düşünmeyeceğim artık. Bu yıl yaptığım inktober çizimlerini merak ediyorsanız yukardaki videodan izleyebilirsiniz.

Peki sizler neler yaptınız? #lindanihan hashtag i ile instagram da arama yaparak işlerimi görebilir, ayrıca beni takip ederek sizlerin çalışmalarını görmemi sağlayabilirsiniz.

Yeni meydan okumalarla görüşmek üzere!