Bolonya Cocuk Kitaplari Fuari-2/ Bologna Children's Book Fair-2

BOLOGNA CHİLDREN’S BOOK FAİR 2

Bolonya Çocuk Kitapları Fuarı tüm dünyadan yayıncıların, yazar, tercüman ve illüstratörlerin odağında olan, genellikle yayın evleri arasında kitap telif sözleşmeleri yapılan, geri kalan zamanlarda ise illüstratör ve yazarların kendilerini yayınevlerine tanıtma imkanını bulduğu 4 günlük heyecanlı ve yorucu bir etkinlik. Fuara süresince aklımda kalan ve önemli bulduğum noktalara bu bölümde değinmek istiyorum. Haydi başlayalım.

İlk gün heyecandan ne yapacağını şaşırmış ben :)

İlk gün heyecandan ne yapacağını şaşırmış ben :)

2-FUAR SÜRESİNCE SİZİ BEKLEYENLER

ŞEHİR MERKEZİNE ULAŞIM:

Bolonya şehrine 31 Mart’ta, yani fuardan bir gün önce gittim. İstanbul aktarmalı ve yaklaşık 10 saat süren uçuş sonrası uzun bir “Avrupa Birliği Vatandaşı Olmayanlar” kuyruğu ile yaklaşık 40 dk. bekledikten sonunda pasaport kontrolünden geçtim. Saat 17:00 civarı konaklayacağım yere ulaştım. Konaklama çözümünüze göre yaşayacaklarınız farklılık gösterecektir. Benim ayarladığım İl Nosadillo Hostel’e ulaşmam için önce havaalanından her 10 dk. da bir kalkan otobüsleri kullanıp Merkez Tren Garı’na, ardından da hostel adresime gitmem gerekti. Havaalanından merkeze giden Aerobus Otobüs biletleri için 6 euro ile bilet alabildiğiniz otomatlar var, eğer bu otomatlardan bilet aldıysanız otobüs durağında kuyrukta beklemeden otobüse binebilirsiniz.

Hostel tren garı sonrası 20 dk yürüme mesafesinde olmasına rağmen eşyam çok olduğu için otobüs kullanmayı tercih ettim. 1.30 euro vererek şehir içi hatlardaki otobüslere binebiliyorsunuz.

Konaklayacağınız yere ulaştıktan sonra temel ihtiyaçlarınızı karşılayabilmeniz için yakın çevreyi biraz dolaşmanızı market vb. bulmanızı, otobüs duraklarını veya yakındaki faydalı noktaları (restoranlar gibi) keşfetmenizi öneririm. Bologna özellikle tarihi şehir merkezi ile sakin ve keyifli bir gün geçirebileceğiniz, çeşitli yeme-içme mekanları ile kendinizi ödüllendirebileceğiniz çok keyifli, hemen her yerin de yürüme mesafesinde olduğu bir şehir. Şehri keşfetmeniz için kendinize mutlaka zaman ayırmanızı öneririm.

FUARIN 1.,2.,3. GÜNÜ:

Sabah erkenden uyanıp, bulunduğunuz bölge ve fuara ulaşım sürelerine de bakarak hazırlıklarınızı yapmanızı öneririm. Fuar alanına tren istasyonundan 30 numaralı otobüs ile tarihi şehir merkezinden ise 28 numaralı otobüs ile ulaşım sağlamak mümkün. Benim konakladığım İl Nosadillo Hostel’den çıkıp yürümek, beklemek ve otobüsle fuar alanına ulaşmak yaklaşık 40-45 dk sürdü. Fuar girişinin sabah kalabalık olacağını ve illüstratörlere ayrılmış duvarlara işlerinizi asmak için ne kadar erken giderseniz o kadar iyi olacağını unutmayın.

Ben gittiğimde indirimli biletimi gişelerden almaya çalışmış ve kabul etmedikleri için saat 9:00 da orada olmama rağmen saat 10:00 gibi ancak içeri giriş yapabilmiştim. Yaşadığım sorunu kendi kredi kartımdan online bilet almaya çalışarak çözmeye çalışmış ancak AKBANK yurtdışından hamle yapıldığında kredi kartımı kilitlediği için başka bir yakınımın kartı üzerinden bu alışverişi yapmam gerekmişti. Bu noktada aman dikkat. Kredi kartınızın veya banka hesap kartınızın uluslararası kullanıma açık olduğundan, telefon hattınızın da yine aynı şekilde ihtiyaç duyduğunuzda yurtdışında kullanıma açık olduğundan emin olun.

Bilet işini de hallettiniz ve turnikelerden geçtiniz. Girişteki görevlilerin bazıları İngilizce bilen bazıları bilmeyen çalışanlar oluyor. Bu noktada offline kullanabileceğiniz bir translator programını telefonunuza yüklemekte fayda var. Veya illaki size İngilizce bilen bir çalışan buluyorlar. Şehir de de gençlerin çoğu İngilizce biliyor ve bir şekilde iletişim kuruluyor. Endişelenmeyin. 

Bologna Cocuk Kitapları Fuarı’nda gec kalinca lindanihan posterlerine ancak altlarda yer bulabildim… Stickerlar da asıldı ve anında bitti… seneye daha cok götüreceğim.

Bologna Cocuk Kitapları Fuarı’nda gec kalinca lindanihan posterlerine ancak altlarda yer bulabildim… Stickerlar da asıldı ve anında bitti… seneye daha cok götüreceğim.

Girer girmez diğer illüstratörlerin harıl harıl posterlerini sağa sola asmaya çalıştığını göreceksiniz. Kimsenin işini kapatmadan kendinize posterlerinizi veya kartpostallarınızı asacak yerler bulmaya çalışın. Mutlaka yanınızda bant, makas, raptiye, kalem vb. ihtiyacınız olabilecek malzemeyi getirin.

Poster asma işlemleri de bittiyse bir yorgunluk kahvesi içebilir ve fuar açılış konuşmasını dinleyebilir, fuar seçkisindeki illüstrasyonların sergisini gezebilirsiniz. Dilerseniz direkt yayınevlerinin stantlarının bulunduğu bölümlere de geçebilirsiniz. Fuar girişinde ve danışmasında fuar broşürünü bulabilirsiniz. Ayrıca Bologna Çocuk Kitapları Fuarının uygulamasını telefonunuza indirmek de günün programını görmeniz ve fuarda ihtiyacınız olacak bilgilere ulaşmanız için faydalı olacaktır.

2. gün portfolyo görüşmesi için beklediğim kuyruk. bir bu kadar da arkada bekleyen vardı…

2. gün portfolyo görüşmesi için beklediğim kuyruk. bir bu kadar da arkada bekleyen vardı…

PORTFOLYO SUNUMU YAPMAK-1:

İllustrator’s Survival Corner/İllüstratör Hayatta Kalma Köşeşi adında, bu yıl 30 numaralı alan da bulunan bölüm sadece illüstratörlere odaklı organize edilmiş. Konferanslar, atölye çalışmaları ve aynı zamanda da portfolyo sunumu yapmanıza olanak sağlıyor. Bu bölümde her sabah saat 9:00 da, o gün portfolyo sunumu için zamanı olan deneyimli illüstratörlerin veya ajans yöneticilerinin listeleri ile saatleri belirli olan atölye çalışmalarının katılımcı listeleri bulunuyor. Sabah erkenden o alana ulaşıp uzun bir kuyrukta bekleyip eğer yeterince hızlıysanız adınızı bu listelere yazdırarak gün içinde size sunulan saatte görüşmelerini yapmanız mümkün.

Ben bu alanın varlığından 1. Gün akşam yemeğinde tanıştığım arkadaşlarım sayesinde haberdar oldum. Ertesi sabah saat 9:00 da fuar alanında olmama ve yaklaşık 9:10 gibi bu alanda olmama rağmen önümde uzun illüstratör sırası çoktan oluşmuştu ve yaklaşık 1 saat beklememe rağmen önümde 3 kişi kala tüm listelerin dolduğu bilgisi verildi. Elbette asap bozucu ve sabahın ilk saatinden yorulmanıza sebep olan bir deneyim oldu. 3. Gün saat 8:30 da giriş kapısı önünde olup, saat 9:00 da kapılar açılır açılmaz depar atarak yine aynı alana koşup, 2 illüstratör ve 1 atölye çalışması listesine adımı yazdırmayı başardım. Açıkçası bir çizer olarak bunun küçük düşürücü olduğu duygusundan hala kurtulabilmiş değilim. Bu kadar zor ve kıran kırana mücadele ederek listeye adını yazdırmak durumunda kalmak cidden çok sevimsiz, ancak yine de o görüşmeleri yapmak çok değerli.

Portfolyo sunumu yapılan alan. her masada bir profesyonel illüstratörlerin portfolyolarını yorumluyor.

Portfolyo sunumu yapılan alan. her masada bir profesyonel illüstratörlerin portfolyolarını yorumluyor.

PORTFOLYO SUNUMU YAPMAK-2:

Stantları gezerken benim önceden randevum olmaması ve başta çekingenlik yapmam bir süre ne yapacağımı bilmeden dolanmama sebep oldu. 15-20 dk dolandıktan sonra kendi kendime, “Belki de seneye bu imkanı bulamazsın. Bırak utangaçlığı ve her stantta durup bu sene fuarı ilk ziyaretin olduğunu ve portfolyo görüşmeleri için nasıl bir yol izlemeni önereceklerini sor” dedim. İşe de yaradı. Normalde fuar günü bireysel görüşme randevusu veren neredeyse hiç yayınevi olmamasına rağmen, USBORNE yayınevi ile Çarşamba günü saat 14:00 de görüşme için randevu alabildim. Özetle ilk bölümde de bahsettiğim gibi eğer önceden randevunuz yok ise fuar günü asla çekinmemek, işlerini beğendiğiniz yayınevleri ile gidip görüşme talebinde bulunmak öncelikli hedefiniz olmalı. Bir editör ile görüşemeseniz bile kartvizitinizi bırakma imkanı bulabilir, editörlerin bilgilerine ulaşabilir veya not bırakabilirsiniz.

Ayrıca fuarın 3 günü boyunca yayınevleri çeşitli saat aralıklarında herkese açık portfolyo sunumları kabul etmekte. Bu sunumlarda editörler veya sanat yönetmenleri ile görüşme imkanı bulmanız mümkün. Bu görüşmeler editörlerin aradığı spesifik çizimlere uygun değil ise işleriniz çok uzun sürmeyebiliyor. Kısıtlı zamanda hızlı hızlı işlerinize bakıp ellerinde projelere uyabilecek bir anlatım diliniz olup olmadığına bakıyorlar genellikle. Portfolyosunu açar açmaz “üzgünüm işlerin bize hiç uygun değil!” gibi direkt yanıtlar alan kişiler de gördüm bu fuarda. Hiç üzülmeden bir başka yayınevinin standına gitmek ve tekrar denemek gerekiyor. Asla pes etmemek bu işin olmazsa olmaz kuralı.

TEMEL İHTİYAÇLAR:

Fuar alanı yemek-içmek ve tuvalet olanakları adına maalesef çok yetersiz. Stanttan standa koştururken hızlıca bir şeyler alabileceğiniz minik kafeteryalar var ancak çok uzun sıralar oluyor genellikle önlerinde. Tuvaletlerde de durum aynı. Bütün gün görüşme ayarlamak için kuyrukta beklemek yetmiyor gibi en temel ihtiyaçlar için de yine sırada beklemek gerekiyor. O yüzden gıda konusunda hazırlıklı gitmekte, mümkün olduğunca otomatları içecek vb. almak için kullanmakta fayda var. Ama ben rahat rahat dolanacağım diyorsanız o zaman durum farklı tabi.

 FUARDAN SONRA:

Fuardaki gününüzü bitirdiniz, yoruldunuz, biraz dinlendikten sonra bulunduğunuz mekandan dışarı çıkmanızı öneririm. Bolonya da herkes cafelerin bahçesinde veya restoranlarda akşamları. Sokaklar cıvıl cıvıl. Bisikletiyle veya motoruyla her yerden biri karşınıza çıkıyor. Eski olduğu kadar yaşayan da bir şehir. Ben 3 akşam da yeni tanıştığım insanlar ile bol sohbetli ve eğlenceli akşam yemekleri geçirdim. Şehri gezme imkanı buldum. Maalesef yorgunluktan gerektiği kadar gezemedim ancak kesinlikle şehirdeki parklar, kitapçılar ve özellikle şehir kütüphanesi için ayrıca zaman ayırmak gerekiyor. Seneye ekstra zaman ayırıp yapılması gerekenler listem çok hazır.

Bolonya Çocuk Kitapları Fuarında aynı zamanda ülkelerin stantları da oluyor; örneğin Türkiye standında tanıdık yüzlerle karşılaşmak mümkün. Diğer stantlarda ise yepyeni insanlarla tanışmak, yayınevlerinin çeşitli yayınlarını ve ne tür çizerlerle çalıştıklarını görmek, tüm o kitapları inceleme fırsatını bulmak insanın ufkunu açıyor. 3 gün geçirerek daha yolun ne kadar basında olduğumu anlamak adına çok değerli bir fırsat olduğunu düşünüyorum.