INKTOBER 2017/ KENDİNE MEYDAN OKU!- CHALLENGE YOURSELF!

INKTOBER 2017

KENDİNE MEYDAN OKU! / CHALLENGE YOURSELF!

Yeni iş gelmiyorsa ve fikir bulmakta zorlanıyorsanız, kendi projenizi geliştirmenin öneminden bahsetmiştim. Bu gün kendi projelerinizi oluşturmanıza yardımcı olacak, süreli veya adetli çalışmanızı sağlayacak meydan okumalar yani “challange” lar var. #365daysproject , #100patterns ,#52weeksproject, #drawingdaily  aklıma ilk gelen örnekler. Bu kadar çeşitliliğin içinde beni motive eden ve çalışmamı sağlayan ise INKTOBER adlı meydan okuma.

Inktober; 2009 yılında ilüstratör Jake Parker’ın mürekkep ile çizim tekniğini geliştirebilmek için 1 ay boyunca her gün 1 adet çizim yapmaya karar vermesi ve çalışmalarını sosyal medyada paylaşması ile oluşmuş bir proje. Bu gün tüm dünyadan başta ilüstratör, sanatçı ve tasarımcılar olmak üzere herkesin Ekim ayı boyunca katıldığı ve çizimlerini sosyal medyada paylaştığı bir etkinliğe dönüşmüş durumda.

Her gün 1 adet çizimin nesi zor olabilir ki diyebilirsiniz. İnktober 2016 da güzel malzemeler alıp, sadece bu projede kullanacağım bir defter de yapıp çizimlere başlamıştım. Verilen standart listeyi takip edecektim ancak bir süre sonra listeye rağmen fikir bulamaz oldum. Çizimleri tamamlayamadım. Sonrasında da o güzel defteri elime bile almak istemedim, çünkü zamanı iyi kullanamamış ve başarısızlık düşüncesi ile hiçbir şey yapmamayı tercih etmiştim. İşte bu yüzden bu tür projeler zorlayıcı, tamamladığınızda ise kendinizle gurur duymanızı sağlayacak kişisel meydan okumalar.

İnktober 2017 de ise 31 günü tamamlamayı başardım ve bana bir projemde çok yardımcı oldu. Fikir ve metin  olarak hazırlamakta olduğum Veysel The Blind Ninja kitabımda, birlikte yaşadığım kedilerin hikayelerini çizerek anlatmaya odaklandığım bir dönemde,  inktober 2017 konu başlıklarını Veysel ve Piaf’ın karakterleri ile çizmeye çalıştım. Böylece karakter tasarım sürecini netleştirmiş oldum. Kitap çizim sürecine geçtiğim bu günlerde Veysel ve Piaf karakterleri neye benzemeli diye düşünmeyeceğim artık. Bu yıl yaptığım inktober çizimlerini merak ediyorsanız yukardaki videodan izleyebilirsiniz.

Peki sizler neler yaptınız? #lindanihan hashtag i ile instagram da arama yaparak işlerimi görebilir, ayrıca beni takip ederek sizlerin çalışmalarını görmemi sağlayabilirsiniz.

Yeni meydan okumalarla görüşmek üzere!

Lindanihan Studio! / Part2

Lindanihan Studio çalışma hayatına başlamasını anlatan Part 2 karşınızda!

“Peki, atölyeyi nasıl teslim aldığını gördük, ama içinde çalışılır hale nasılgetirdin?” derseniz cevabı aşağıdaki parağraflarda.

Dükkanı teslim aldığımızda içindeki eşyaların hepsi çıkartılmış, alt kat dahil olmak üzere tamamen boşaltılmıştı. Mutfak dolapları ve tuvalet bölümü, ayrıca cam vitrinin önüne sonradan eklenmiş ahşap raflar bırakılmıştı.

Nereden başlamam gerektiğini pek bilmeden duvarları boyamak yapılacaklar arasında ilk sırayı aldı. Uygun fiyatlı bir iç cephe boyası seçmem gerekiyordu ve ben boya almak için alternatiflerimi bilemeyerek  Bauhaus’ta buldum kendimi. 20kg Kale Professional Plastik Mat İç Cephe Boyası, yanında 1 adet büyük ve 1 adet küçük rulo fırça, teleskopik sap, 20m2 zemini örtmek için muşamba yanında boyayı kolay uygulamak için bir plastik aparat alıp eski kıyafetler ile başladım çalışmaya. Geçmişte çok duvar ve tavan boyamış olmama rağmen, tek başıma çalıştığım, tavan yüksekliğim 315cm civarında olduğu,  ister istemez 3 kat boya isteyen kirli duvarlarla boğuştuğum için sanırım 5 günde boya işini bitirebildim.

Tüm duvarların önce alçı ile düzeltilmesi ve zımparalanması, sonrasında boyanın yapılması gerekirdi, ancak tek kişilik ekip ile girişilmeyecek boyutta iş yükü getireceği için tek yaptığım duvarlardaki delikleri alçı ile kapatmak oldu. Sonrasında da boyaya devam ettim. Duvarları bitirdikten sonra yine Polisan marka mat beyaz metal ve ahşap boyası ile iç ve dış cepheden metal doğrama olan alanları ve sonunda da dayanamayarak tuvalet kısmındaki fayansları tamamen beyaza boyadım. Hala birkaç eksik alan var; büyük kalorifer peteği, boyum yetişmediği için bitiremediğim köşeler gibi.

Boyadan sonra kısa bir iç hesaplaşma sonrası, yıllardır kullanılmaktan harap olmuş ve altında yeni yaşam alanları oluşmuş zemin döşemesinden kurtulmam gerektiğine karar verdim. Yine Bauhaus’ tan yapmış olduğum planlamaya uygun olarak 3 parçada, seçtiğim gri puantiyeli çıkıntıları olan zemin döşemesini aldım. Studio da Ceren’in de desteği ile yerleştirme ve yapıştırma işlerini bitirip yepyeni bir mekan görünümünü sağlamayı başardım.

Lindanihan Studio nun şu anki en önemli sorunu olan su sorunun hala devam ettiğinden ve bu mekanın taşıma su ile ne zorluklarda ( özellikle mutfak ve tuvaletin ) temizlendiğinden hiç bahsetmek istemiyorum. Ama sonuç her aksiliğe rağmen başarı ile sonuçlandı. Gönül rahatlığı ile içinde zaman geçirdiğim bir yere dönüştü bu küçük dükkan.

Tüm çalışmalar sonrası evdeki eşyaların stüdyoya taşınması ile artık dönüşü olmayan bir yola girilmiş oldu.  Yapılacaklar listemde; 70x100cm kağıt istifleyip, üzerinde de oturabileceğim ahşap mobilya yapımı, çalışma masamın altının tamamen kapatılarak depolama alanı oluşturulması ve tekerlerinin takılarak mobilize hale getirilmesi ve tabi ki boyanması gibi minik eksiklikler var. Yapılacaklar listesindeki gelişmeleri buradan paylaşıyor olacağım. Kapanışı lindanihan studionun şu anki haline gelişini anlatan 2.bölüm videosu ile yapıyorum. Sizce farklı neler yapılabilir? Studıonun gelişmesi için fikirlerinizi yazarsanız sevinirim.

Sevgiler!

Lindanihan Studio! / Part1

Evimden yürüttüğüm işlerime ara vermiş ve tam zamanlı “Yönetici Tasarımcı” olarak çalışma girişiminde bulunmuş olmam nedeniyle bir süredir paylaşımlarda bulunamıyordum. Farklı sebepler nedeni ile 3 ay kadar süren bu serüveni sonlandırmış ve kendi projelerime odaklanmış durumdayım. (belki deneyimim ile ilgili detaylı bir paylaşımda bulunurum)

*** Geçtiğimiz ayları unutalım ve önümüze bakalım! ***

Lindanihan Studio çalışmaya başlıyor ve Lindanihan Design&Illustration olarak yepyeni bir hikaye başlıyor.

Yaklaşık bir buçuk yıldır aradığım, ancak bütçe & lokasyon olarak kriterlerime uygun örneklere bir türlü rastlayamadığım için evden yürüttüğüm çalışmalarıma artık yepyeni bir mekandan devam edeceğim.

Benden önce 6 sene boyunca seramik sanatçısı olan bir beyefendinin çalışmalarını ve eğitimlerini gerçekleştirdiği bu küçük atölye 2,5 hafta süren temizlik ve bakım çabalarım sonrası kendine gelmeye başladı.  Eşyalarımın da taşınması sonrası Lindanihan Studio’da çalışmalarıma başladım.

Lindanihan Studio da gerçekleştirilecek çalışmaların odak noktası illüstrasyon elbette, ancak farklı teknikler denemeye, linol baskı almaya, kağıt ile uğraşmaya ve tabi ki defter ciltlemeye devam edeceğim bir yer olacak burası. Ara vermek durumunda kaldığım “Veysel the Blind Ninja” ve “Experimental Dots” serisi tamamlanacak ve yeni projeler ile devam edeceğim. Aklımda özgün baskı teknikleri ile ilgili eğitimler vermek de var ancak henüz bu konuyu konuşmak için çok erken.

Ankara’da Ayrancı Mahallesi’nin sakin ve kozmopolit caddelerinden birinde mütevazi bir dükkanda yer alan Lindanihan Studio; 20+20m2, 2 katlı vitrini de olan küçük bir dükkan. İçinde mutfak alanı ve tuvaleti bulunan mekanı tam anlamıyla toparlayamamış olsam da içinde çalışılabilir hale getirdim.

Şimdilik ilk kiralama günümüzün ve atölyenin ne halde teslim alındığının hikayesini paylaşıyorum. Arkası yarın diyor ve sizlerin de benzer deneyimleri var ise paylaşmanızı rica ediyorum. Yeni çalışma alanınıza geçerken sizler ne tür zorluklar ile karşılaştınız? Yorumlarınızı bekliyorum.

Sevgiler!